26/11/2009 - Papatya...
Günler hızla geçiyordu… Genç adamın durumunda halen bir gelişme olmaması tüm sevenlerini endişeli bir limana doğru sürüklüyordu…
Keşke hastaneye yatmayı kabul etseydi dedi Başak…. Oldukça zor duyulan bir sesle , canının yandığı her halinden belli olan Deniz ; bilmez misiniz , ağzından çıkan her kelime kanun gibidir onun için dedi!
Genç adam kendisi hakkında yapılan bu yorumların hiç birini duyacak durumda değildi! Hastalığı her geçen gün ilerliyor ; doktorun hastaneye yatsan iyi olur telkinine karşın asla yanıtını vererek , kendince bilinmeyene meydan okuyor , düşlerindeki maviyi zihninde yokluyordu!
Her şey halen yerindeydi… Hafızasında yitip giden tek bir anı bile yoktu ! Her ânı tekrar tekrar yaşıyor , gözlerinin önünden geçercesine akıp giden bu kareler yüzünde buruk bir gülümseme bırakıyordu!
Rengi soluyordu , boynunu büküyordu papatyalar/ı/!
Kendini sorgulamaktan da geri kalmıyordu , kullandığı ilaçların olumsuz etkilerinden fırsat bulabildiğinde… Fakat bu durum sadece birkaç dakika sürüyordu… Gözlerini açık tutmak da oldukça zor geliyor , konuşmak bi işkenceden farksız oluyordu genç adam için....
Kulağında hayal meyal yankılanan bir ses duydu!Rüya ile gerçek arasında gidip gelirken , durumun ne olduğunu çözemediği anda , konuşanın kim olduğunu bile farkına varamadığı bir ses…
- “Onun ne kadar güçlü olduğunu biliyorum. Ama nasıl bu kadar kolay kabullendi , neden kendisini yok olmaya doğru bıraktı…. Ölüm kucağını açmış , eğer ki deli dolu kimliğine bürünüp başkaldırmazsa bu sefer kaçamayacak!”
Bu cümlelerin sahibini algılayamasa da ; zihninde gidip gelen harfleri yakaladı…
-“ Hatırımda hep o güçlü insan olarak kalmalısın , seni hep öyle hatırlamak istiyorum “
Oysa ki onun da hatırında olmasını istediği bi çok şey vardı! Verilmiş sözler , kurulan düşler….
Genç adam saatine bakmak için biraz hareketlendiğinde çevresindekilerin gözünden kaçmadı bu çaba…Bütün gözler üzerine dönmüştü.Birşeyler söylemesi gerektiğini anladı…
- Ben iyiyim…Saat kaç?
- “ Saat üç buçuğa geliyor…”
- Ayın kaçı, zaman kavramımı yitirdim artık!
- “15 Kasım…”
- Peki.Şimdi biraz uyumalıyım… Zaman sona yaklaşırken , ayağa kalkmak için güç toplamalıyım…
Gözleri bulanık gördüğü için ; kim olduğunu seçemediği ama gülümsediğini farkına vardığı bir yüz karşısında duruyordu genç adamın. Bir an acaba dedi… Sonrasında yanıldığını farkına vardı… Kendisini sakin sulara bıraktı….
“ – Asla pes etmeyeceğini biliyordum , onun fıtratında mücadele var!”
|